Hayat seçimlerimizin getirdiği sonuçlardan ibaret, aslında bu kadar da basit.
Ama yine de.
Hiç bişey düşündüğün gibi değil.
Hepsi bu.
Son zamanlarda radyo dinlemek mükemmel bir alışkanlığım haline geldi. Onun meyvesidir bu şarkı ki klibi de vaow dedirtti. Elimin altında bulunsun diye şeettim. Sevgiler.
Bazı kelimeler gereğinden fazla anlam ifade eder. Bazen tek bir hece bile insana sayfalar dolusu mesaj iletir. Elbette dolaylı yoldan olur bu. İlk anda anlamazsın. İdrak etmek için üzerinden biraz zaman geçmesi gerekir ve bu olurken de aklın olayı süzgecinden geçirir.
Kapkara giyinip neden rengarenk bir takı takmıyorsan üzerine, nasıl sırıtıyorsa sana ait olmayan elbiseler üzerinde. Nasıl bazı şeyler uyumu bozan parçalarıysa bütünün. Bazı kelimeler de, bazı düşünceler de böyledir bana göre.
Sana ait olmayan her şey, üzerinde emanet gibi durur zaten. Kelimeler de bunun gibi. Hiç ait olmadığı bir yerde söylenen bir söz öyle sırıtır ki bütün duyguların ortasında. Halbuki çok başka bir sahnenin repliğidir o. Oysa ki..
Bazen olmadığından emin olduğun şey olmuş halde bulursun kendini. Biliyorum fazlasıyla karışık oldu böyle söylemek:) Herkesin bildiği ama söylemeye çekindiği bazı şeyler vardır. Nezaketen mi bilmem. Aynen odur bahsettiğim. Olmadığın bir şeye dönüştürmüştür seni yaşam.
Ve bir toz bulutu gelir,
Kocaman bir dağ oluşturur
Olmadığın ve olamadıkların
Arasına
Velhasıl
Sana ait olmayan her şey
Sırıtır üzerinde
Düşünceler bile.
Kışın, önce öfkeden şimşekler saçıp, hemen ardından gümbür gümbür gümbürdeyerek korkuttuğu güneş, uzunca bir süredir saklandığı gri bulut kümelerinin arasından ışıltılı yüzünü göstermeye başladı. Her zaman olduğu gibi şimdilerde de yine biraz ürkek. Öyle hemen ısıtmıyor kaç aydır soğuktan tir tir titreyen yeryüzünü. Bir bakıyorsunuz en güzel ışık huzmelerini yağdırıyor toprak anaya, bereketle. Uyumuş kalmış tohumlar kıpırdanmaya heveslenir, ağaçlar neşeyle çiçeklenirken kayboluveriyor yine.
Gerçi benim ruh halim, rengi uçmuş bir gazete resmi gibi insanın canını sıkacak derecede bulanık ve kederli. Bahsetmek istediklerim bunlar değil!
Doğanın güzelliği mi dostum? Eğer mutsuzsan, huzursuzsan. Doğa istediği kadar güzel olsun bunun sana hiç bir tesiri olmaz. (TEST EDİLDİ, ONAYLANDI!)
Bir şair der ki; İnsan hayatı sandığımız kadar da değişik değildir. Şartların arasında, mühim anlarda, kendi tecrübenizi hayata olduğu gibi nakledin, en başka türlü hayatı doldurmuş olursunuz... İyi günler.
E tabi biraz şans da gerekiyor be hacım. Biraz da aşk; İnsan aşık olunca, kapalı göz kapakları arkasından bütün dünyayı filiz yeşili bir dinginlik olarak görür.
Dile kolay deniliyor ya hani. Aynen öyle söylemesi kolay. Bunu hayatında hangi ölçüde uygulayabiliyorsun arkadaşım? Hangi seviyedesin? Neredesin?
En başta yaptığımız, en büyük yanılgımız, en büyük hatamız herkesi kendimiz gibi zannetmek.
İkincisi de kendimizi bir şey zannetmek.
Samimiyetime inanın.
Hadi ben gidiyorum.
Gökyüzünün griliği kadar içimdeki karartı, uzay boşluğunda aniden ortaya çıkan bir kara delik misali ele geçirdi zihnimi bu sıkıntı. Aniden ortaya çıkıp kemiriyor mutlu anılarımı, yaşam enerjimi. Emiyor mutluluğumu.
Bu öyle bir sıkıntı ki bir o kadar tahammülsüz fazlalıklarıma, gereksizse olmasın görüşünü aşılıyor beynimin taa derinliklerine. Bir uğultu baskın aklımın odalarında. Düşünceler sıkışıyor önce, sonra yankılanıyor da yankılanıyor zihnimde. Peçete'ye damlayan bir su damlası nasıl yayılırsa, aynen öyle aynı tesirle yayılıyor ruhuma.
Ve bu öyle bir sıkıntı ki bir mülteci gibi dolanıyor bedenimde. En uygun anı kollayıp mülteci maskesini bırakıyor ve hemen işgalci konumuna geçebiliyor. Rahatsız ediyor, acıtıyor.
one eye goes laughing, Bir gözü gülerek gider
one eye goes crying Bir gözü ağlayarak gider
through the trials and trying of one life Bu sayede yaşamını sürdürmeye çalışır ve dener
one hand is tied, Bi yandan bağlanır
one step gets behind Bi yandan geride kalır
in one breath we're dying Ve bir solukta biz ölüyoruz
i've been waiting for the sun to come up Güneşin doğuşunu bekliyordum
waiting for the showers to stop Bekliyordum gösterinin durmasını
waiting for the penny to drop Bekliyordum gökten penny* düşmesini
one time Bir zamanlar
and i've been standing in a cloud of plans Ve ben planlarımı bulutların içine inşa ediyorum
standing on the shifting sands Kumların üzerinde duruyor
hoping for an open hand Açık bir el umutla
one time Bir zamanlar